|
 |
|
Adresler:
Dernek Merkezi
Pirimehmet Mahallesi 1731 sokak No:5/1 |
|
|
İrtibat Bürosu
Tuhafiyeciler Sitesi Kat:4 No:188
ISPARTA | | | |
|
AnaSayfa
Kültürümüz ve Çevremiz AtıkPildeKanserEtkisi |
Atık Pilde Kanser Tehlikesi
Çöpe atılarak
zamanla bozulan ve gövdesinde akıntı meydana
gelen pillerin içeriğinde bulunan cıva, kadmiyum
ve kurşunun,kansere, nörolojik bozukluklara,
akciğer hastalıklarına, beyin iltihaplanmasına
ve kısırlığa yol açtığı
belirtildi. Çevre ve Orman Bakanlığı
Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk tarafından
hazırlanan, “Pil-Akü Kullanımı ve Atık Piller
ile Akülerin Zararları” başlıklı araştırmada,
enerjisi bitmiş pillerin, çöpe atılmaları
durumunda hava, su ve toprak kaynaklarını
kirleterek insanların sağlığı üzerinde olumsuz
etkilere neden olacağı vurgulandı.
Çöpe
atılan pillerin, katı atık depolama sahasında
zamanla bozularak içeriğinde bulunan bazı
tehlikeli ve zararlı maddelerin serbest kalacağı
kaydedilen araştırmada, bu maddelerin arasında
cıvanın da olduğu ifade edildi.
Cıvanın,
doğada bozulmadan uzun süre kalacağı kaydedilen
araştırmada, maddenin, hızla deri ya da solunum
yoluyla vücuda girebileceği belirtildi.
Maddenin, eser miktarda olmasının bile hiçbir
şeyi değiştirmeyeceğine dikkat çekilen
araştırmada, içme suyu veya gıda zinciri yoluyla
insan vücuduna giren cıvanın, parastezi, ataksi,
dişarti ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara,
merkezi sinir sisteminin tahribine, kansere,
böbrek, karaciğer ve beyin dokularının
tahribine, kromozomları bozmak suretiyle sakat
çocuk doğumlarına neden olabileceği
kaydedildi. Pilin içeriğinde bulunan ağır
metaller arasındaki en tehlikeli ve toksit
maddelerden birinin “Kadmiyum” olduğu vurgulanan
araştırmada, pillerin çöp depo sahasında
bozularak kadmiyum ve bileşiklerinin serbest
hale geçtiği ve suya karıştığı ifade edildi.
Kadmiyumlu sızıntı suyunun, içme suyu ve toprağı
kirleterek gıda zinciri ve su yoluyla insan
vücuduna girdiği belirtilen açıklamada,
kadmiyumun, akciğer hastalıklarına, prostat
kanserine, kansızlığa, doku ve böbrek üstü
bezlerin tahribine neden olduğu ifade
edildi. Kadmiyumun, vücuttaki yarılanma
ömrünün 10 ile 25 yıl arasında değiştiği
belirtilen araştırmada, içme suyu veya gıda
zinciriyle alınan kadmiyumun yüzde 2sinin
vücutta birikirken, solunum yoluyla gelen
kadmiyumun ise yüzde 10-50sinin vücutta
tutulduğuna dikkat çekildi.
Vücudun,
tutulma aşamasında kadmiyumu, kalsiyum gibi
algılayarak biriktirmeye başladığı ifade edilen
araştırmada, bu aşamada, kalsiyum eksilmesinden
dolayı kemiklerin yavaş yavaş zayıflamaya
başlayacağı, ayakta durmanın hatta öksürmenin
bile kemiklerin kırılmasına ve insanın ölmesine
neden olabileceği vurgulandı.
5 ocak 2007 /HÜRRİYET
|
| |